İHMALLER VE PLANSIZLIKLAR DEVAM EDİYOR
6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde Eğitim Sen Tekirdağ Şubesi ve TMMOB İl Koordinasyon Kurulu tarafından Süleymanpaşa ileçsi Köprübaşı mevkiinde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, on binlerce yurttaşın yaşamını yitirdiği depremlerin “doğal bir afet değil, yıllara yayılan ihmallerin sonucu” olduğu vurgulanarak, “Unutmadık, affetmiyoruz” mesajı verildi.
“ASRIN FELAKETİ DEĞİL, ASRIN İHMALİ”
Basın açıklamasını Eğitim Sen Tekirdağ Şubesi Örgütlenme Sekreteri Özgün Lebe okudu. Adıyaman, Maraş, Hatay ve Malatya başta olmak üzere birçok ilde on binlerce öğrencinin hala konteyner sınıflarda eğitim görmek zorunda bırakıldığını söyleyen Lebe, bu koşulların pedagojik olmaktan uzak olduğunu ve eğitim hakkını fiilen ortadan kaldırdığını dile getirdi.
“KAYIPLARIN SAYISI HÂLÂ ŞEFFAF BİÇİMDE AÇIKLANMADI”
Özgün Lebe, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin yaklaşık 14 milyon insanın yaşadığı 11 ili doğrudan etkilediğini hatırlatarak, resmi kayıtlara göre 50 bini aşkın yurttaşın yaşamını yitirdiğini söyledi. Ancak gerçek kayıp sayısının hiçbir zaman eksiksiz ve şeffaf biçimde açıklanmadığını belirten Lebe, yaşanan yıkımın “asrın felaketi” değil, “asrın ihmali” olduğunu ifade etti.
Lebe, “Bilime dayanmayan planlama, alınmayan önlemler ve kriz anındaki yetersiz müdahaleler, depremleri büyük bir toplumsal yıkıma dönüştürdü. Enkaz altında kalan yalnızca kentler değil, liyakatsizlik ve bilim karşıtı anlayış oldu” dedi.
“ÜÇ YILDA HİÇBİR DERS ÇIKARILMADI”
Deprem sonrası süreçte beklenenin yaraların sarılması ve sorumluların hesap vermesi olduğunu belirten Lebe, yeniden inşa çalışmalarına ve olası İstanbul depremine yönelik hazırlıklara bakıldığında hiçbir ders çıkarılmadığının görüldüğünü söyledi. Son olarak İzmir ve Balıkesir’de yaşanan depremlerin de bu ihmalkârlığın sürdüğünü gösterdiğini ifade eden Lebe, iktidarın güvenli yaşam alanları yerine rant projelerine odaklandığını dile getirdi.
Depremin Eğitim Alanındaki Yıkımı
Depremlerin eğitim alanında da ağır sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Lebe, 11 ilde yaklaşık 4 milyon öğrenci ve 200 bin öğretmenin doğrudan etkilendiğini belirtti. Türkiye genelinde her 5 öğrenciden 1’inin deprem bölgesinde bulunduğunu hatırlatan Lebe, bunun krizin boyutunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
Eğitimin anayasal bir hak olduğuna dikkat çeken Lebe, üç yıl geçmesine rağmen eğitim hakkının eşit ve kamusal bir anlayışla ele alınmadığını ifade etti. Yıkılan ya da hasar alan okul binalarının yalnızca üçte birinin tamamlanabildiğini belirten Lebe, tamamlanan okullarda dahi elektrik, su, ısınma ve internet gibi temel altyapı sorunlarının devam ettiğini kaydetti.
“ON BİNLERCE ÖĞRENCİ KONTEYNERLERDE EĞİTİM GÖRÜYOR”
Adıyaman, Maraş, Hatay ve Malatya başta olmak üzere birçok ilde on binlerce öğrencinin hâlâ konteyner sınıflarda eğitim görmek zorunda bırakıldığını söyleyen Lebe, bu koşulların pedagojik olmaktan uzak olduğunu ve eğitim hakkını fiilen ortadan kaldırdığını dile getirdi.
SES ve TTB’nin saha çalışmalarına da değinen Lebe, çocuklar ve gençlerin en kırılgan gruplar arasında yer aldığını belirterek, eğitimden kopma, erken yaşta çalıştırılma, suça sürüklenme ve istismar vakalarının raporlara yansıdığını ifade etti.
EĞİTİM VE YAŞAM KRİZİ DERİNLEŞİYOR
Açıklamada özellikle Hatay’daki duruma dikkat çekildi. Hatay’da kalıcı konutların yalnızca üçte birinin teslim edilebildiğini, teslim edilen konutlarda ise temel altyapıların tamamlanmadığını belirten Lebe, okul çevrelerinin şantiye alanına dönüştüğünü söyledi.
Hatay genelinde öğrenci sayısının 500 binden 400 bine düştüğünü ifade eden Lebe, bunun kitlesel göçün ve eğitime erişimde yaşanan eşitsizliğin somut göstergesi olduğunu kaydetti. Antakya ve Defne’de öğrenci sayılarının hâlâ deprem öncesi seviyelere ulaşamadığını vurguladı.
EĞİTİM EMEKÇİLERİ DE GÜVENCESİZ
Eğitim emekçilerinin de insani olmayan koşullarda çalışmak zorunda bırakıldığını söyleyen Lebe, birçok öğretmenin 21 metrekarelik konteynerlerde yaşadığını ve sık sık tahliye tebligatlarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Yaklaşık 4 bin 500 öğretmenin ilk fırsatta bölgeden ayrılmak istediğini ifade eden Lebe, bunun eğitimin sürekliliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi.
“Kamu Kaynakları Yanlış Yerlere Aktarılıyor”
Milli Eğitim Bakanlığı’nın kaynak dağılımını da eleştiren Lebe, deprem bölgesindeki okul öncesi çocuklara yönelik ücretsiz yemek desteğinin kaldırıldığını, buna karşın özel okul sahiplerine teşvikler verildiğini hatırlattı. Lebe, “Tasarruf yalnızca kamusal haklar söz konusu olduğunda devreye sokuluyor” dedi.
“EĞİTİM İÇİN BÜTÜNLÜKLÜ SOSYAL POLİTİKA ŞART”
Açıklamanın sonunda Eğitim Sen olarak amaçlarının acıları hatırlatmak değil, üç yıl sonra hâlâ süren sorunları kamuoyunun gündemine taşımak olduğunu belirten Lebe, olası afetlere karşı bilim ve tekniğe dayalı gerçekçi bir hazırlık düzeyinin zorunlu olduğunu vurguladı.
Lebe, eğitimin normalleşmesinin yalnızca yeni okul binalarıyla değil; ücretsiz yemek, temiz içme suyu, ulaşım ve insani barınma haklarını güvence altına alan bütünlüklü bir sosyal politikayla mümkün olacağını ifade etti.
3 YILDA DEĞİŞEN YOK
Basın açıklamasına; CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, İnşaat Mühendisleri Odası Tekirdağ Şube Başkanı Cafer Çetin, Tekirdağ Kent Konseyi Başkanı Berrin Başol, Süleymanpaşa Kent Konseyi Başkanı Hülya Çetin, Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Oktay Özçelik ve sendika üyeleri katıldı. Habertrak/Zekiye Türkkan
Yorumlar 0
Tartışmaya katılmak için giriş yapmalısın.
Giriş Yap